Anahtar

Geçen hafta çarşamba günü suyu ısıtmayan kombinin tamiri için Beylikdüzü’de bizim evin arka tarafındaki anahtarcı ustanın dükkanına gittim. Usta aynı zamanda anahtarcılık da yapıyordu.
Ben kombiyi tamir etmesi için beklerken kalfası kan-ter içerisinde telaşla ve sinirle dükkâna geldi.
– “Açılmadı usta, çok eski bir kilitmiş, kıpıyı kırmak mecburiyetindeyim”- dedi.
Usta; “Dur hele oğlum kapı kırılır mıymış”- diyerek benden müsaade istedi ve çıktı gitti.

Okumaya devam et

Hasretin Sebebi: İlham

İlham, insan hayatının tamamına hakim zâhir-bâtın (iç – dış) ikileminin bir tek çizgide ve olabilecek en son limitte kaynaşması, bütünleşmesi.

İlham, insan aklının ve gönlünün Cebrail kanadıyla okşanması, uyarılması. Yükselişini, manasını, tamamına erdirmek üzere yola çıkmış tüm kelimelerin “en güzel” adıyla mana gergefine uğrayarak ve uygun kumaşlarla istikametine devam etmesi.

Okumaya devam et

Zaman Su Gibi Akıyor

Zaman su gibi akıyor gerçekten. Kapkaranlık hiç ışık görmemiş günahların perdelendiği bir gecenin biraz daha uzamasını dilemenin de hiçbir anlamı yok. Fakat aydınlık, er geç cürmümüzün perçeminin bir ucundan yakalayıp, yüzümüzü utanç kırmızısına boyar bir gün…

Evet, hiçbir suç sahibinde kalmayacak. Öyle vaat edilmiş bize. Evet, her suç için bir mahkeme, er geç kurulacak ve dahi mutlaka bir hüküm verilecek…

Okumaya devam et

İnsanoğlu İz Bırakmalı Sözcükleriyle Kalpten Kalbe

Rüzgâr, geçtiği yerde ince dalları kırar. Bulutlar ise gökten yeryüzündeki toprağa sesleniverir, toprak ise suya kanınca toprak olur imiş… Hani, kozasından çıkan kelebekler, bir uçumluk ömürlerinde nakış nakış süslerler yerzüyünü, binlerce esin kaynağı olurlar şairlere, ressamlara, gerçek sanat erbaplarına… Hüzün ise derin bir çizgi bırakır insanın alnına, ölüme dek taşınacak. Her şey, bir şey bırakır geçtiği yerde yani bu iz, belki hoş bir sedâdır aslında…

Okumaya devam et