Bir Yurdu Sevmek

İlkokul çağlarımızda sevdirilmişti bu yurt bize… Hem de siyah önlüklü, beyaz yakalı, kafalarımız üç numara asker traşlı, tüm okul öğrencilerinin ip gibi dizilip hep bir ağızdan gür bir sesle: “Yurdumu özümden çok sevmektir” diye…

Öğretmenimiz sesi gür bir öğrenciyi yüksek bir yere çıkartır, ona “başla” diye komut verir vermez avazımız çıktığı kadar bağırırdık yurdumuzu ne kadar çok sevdiğimizi… O yıllar 1990’lı yıllardı. Gaziantep / Nizip; Namık Kemal İlkokulu…

Evimiz Hafızpaşa mahallesindeydi. Çocuk çağlarımızda çok gezemezdik. Bize göre yurtta, vatanda, toprakta Urfa Birecik Nizip Gaziantep arasıydı. Köylerimiz yeşildi. Herkesin bağı, bahçesi, fıstığı vardı. Buraları saymazsam, yurdumuz hakkında pek bir bilgi sahibi değil idim. İşte bütün yurtta gördüklerim bu iki şehir arasındaki yerlerdi.

Okumaya devam et

Müteradif (Eş Mânâlı) Kelimeler

en-iyi-kelime-bulmaca-oyunları

Efendim müteradif yani eş manalı kelimeler ne kadar çok bilirse insan dili de o kadar gelişir ve zenginleşir.

Müteradifler, birbirinin aynı ya da ikizi kelimeler değillerdir. Bu kelimelerin aralarında ince bir çizgi vardır ve bu ince çizgi bize farklı duygular ifade ettirirler.

Örneğin şu cümlelere gelin hep birlikte bakalım…

Hanümanımız yıkılmadı ama yuvamızdan olduk. Mesken derdi de bir mesele . . . Galiba eski evin altındaki kayıkhaneyi ikametgâh diye kullanacağım. Allah kimseyi barınaksız komasın. Köşkte, mâlikânede, devlethânede gözümüz yok. Akşam oldu mu tut fakirhânenin yolunu. Ocağım de, başını sok.”

Okumaya devam et