Cahit Sıtkı bugün de yarın da okunacaktır

Geçen gün Cluphouse’da benden üç yaş büyük Özgür kardeşimle biraz gevezelik ettik. Kendisi öyle yazıp çizemez ama iyi bir okurdur. Özellikle edebiyat alanında yeni çıkan eserleri, eserlerin sahiplerini hem tanır hem de takip eder. Hatta yeni kalemşörlerden birkaç isim söyleyip sonra güzel bir dille de savundu. -ben kimseyi yermemiştim, konuşası gelmişti- Sonra laf dönüp dolaştı nedense Cahit Sıtkı Tarancı’ya geldi. Özgür abi: “Kim okuyor Yuşa bugün Cahit Sıtkı’yı?” diye sitem dolu bir söz söyledi…

Daha sonra da; “o şiirler”in eskidiğini filan söyledi…

Okumaya devam et

Sükût Suikastı

Bazen kar bazen yağmur yağan aynı buluttan,
Sükût kötü sözden hoş, güzel söz de sükuttan

diye iki satırı karalıyordum rüyamda…
Sonra çığlıklar yükseldi bu satırları yazarken…
Her zamanki sıradan çığlıklardan biriydi bu!
Belli ki biri daha uykuya dalmıştı…

Okumaya devam et

Sezai Karakoç

gerici-sezai-karakoc-un-kitabini-binlerce-ogrenciye-dagittilar-sagcilar-allah-solcular-seytan-toplulugu_df040

Sezai Karakoç’u savunmak bize kalmadı.

Çünkü onun dünyalık hiç bir şeyle işi olmadı.

Hiç bir zaman birilerine bel bağlamadı.

Adına yapılan hayratlardan, verilen devlet nişanlarından, taktim edilen koltuklardan hiç birine tenezzül edip bakmadı.

Bunu yadırgayanlar da oldu.

Kurduğu siyasi partiyi eleştirenlerde oldu.

Onun tek bir gayesi vardı; Diriliş ateşini yakmak…

Yaptı mı?

Yapabildi mi?

Tam değil…

Okumaya devam et