Dünya Bile Eksik…

Hakiki bir acı, insanı yapay bir sevgiden ve sevinçten daha dirayetli tutuyor. Bu yüzden acılarıma, sevinçlerime, dertlerime, zaaf ve kusurlarıma ortak ettiğim okuyuculara selam eder, okuma zahmetinde bulundukları için teşekkür ederim… Neylersiniz, insan baştan aşağı kusurlarıyla yine de insan, yine de insan… Dünyamız bile tepeden tırnağa kusur içinde ve bunu bizler geç fark ediyoruz gibi geliyor bana.

Okumaya devam et

Uyaroğlu ve Birsel’in Hatırlattıkları

İsmail Uyaroğlu, çok okuduğum bir şair değildi. İsmini bir gece önce cluphouse konuşmasından sonra duydum desem bu ayıp da bana yeter herhalde… Şairin güzel, can alıcı dizeleri var şiirlerinde. Geçen gün Orçun bahsedince şiirlerine baktım. “Lanettayin Bir Şair (2004).” kitabına aldığı bir şiirine rastladım. “Kıyamet Alametleri” başlıklı bir ikilik:
“Bütün simitçilerde yetkili satıcı çalımı
Yüksek şair çalımı bütün çömezlerde.”
Yaşadığımız çağın, içinde bulunduğumuz zamanı gerçekten çok iyi anlatmış ikiliğiyle. İşte, bu çağ; çalım ve çalımlanma çağı…

Okumaya devam et

Solun Din Kardeşliği Rahibelerle

Sanıyorum 2019’un son günüydü ve hava yeni kararmış gecesinde doğum günüm olan bugünde İstiklal Caddesi’ne motosikletimle girmiş uygun bir yere park ettikten sonra biraz dolaşmak ve etrafı izlemek istemiştim… Aslında o gün içimde depreşen duyguları yeni yıla özgü planları olmayanlara özgü bir basiretsizlikle dolaşıp, olunması gereken en son yerde ne yaptığımı, ne aradığımı tam olarak ben de bilmiyordum… Bu yürek yarası İstanbul’un en pis semtine atıvermişti bedenimi… Eh gelmiştim artık burada gözlem yapıp çok kültürlülük nektarının posasından birazda ben istifade etmeliydim yani… Zira buralar eğlencenin merkeziydi ve birazdan abartılı şenlik havası başlar, aniden garipleşir; gündelik “zengin kültürlü”lük boyasını ufak ufak döker, yeni yılın ateşli karşılayıcılarıyla hınca hınç dolacaktı…

Okumaya devam et