Geri Dönmemek Üzere Gitmek

Bahtsızdır bazı insanlar… Nereye dokunsa hüzün bulaşır… Çocukluğumdan beri ben de bahtsızım. Neye sevgi duymuş, neye gönül vermişsem hüzün bulaşır… Sanırım ruhumu elinde tutan beni böyle seviyor, belki de yalvarmam hoşuna gidiyordur. Oysa benim O’na yalvarmam O’nda neyi fazlalaştırır ya da neyi eksiltir?

Her ne ise, girmek istemiyorum böyle şeylerin derunine…

***

Okumaya devam et

Sevgiliden Ayrılmak; “Ateşten Bir Ok”

Sevgiliden ayrılmak, insanın gerçek kendisine iç alemine yönelmesinin ilk adımı.. İnsanın kendisini, ait ve alakadar olmaması gerekenden ayırabilmesi için atmak zorunda kaldığı ilk adımıdır bu.. Hiç istemeden atılır boşluğa insan, istemeden düşer uçurumdan. Düştüğü yerden gerçek yerine doğru kalkar. Şairin “ateşten bir ok” dediği sevgiliden ayrılık, bir kemal, bir olgunluğa taşır insanı. Pervanenin yanması gibi bir yangınla yanarsa insan -ki bu ancak ölüm gibi bir acıyla ayrılmaktan geçer- gerçek sevgiliye doğru bir yakınlaşma imkânı bulabilir. İşte bu sebeple hiçbir şey yazıldığı ve okunduğu gibi değildir aslında…

Okumaya devam et

Dünya Bile Eksik…

Hakiki bir acı, insanı yapay bir sevgiden ve sevinçten daha dirayetli tutuyor. Bu yüzden acılarıma, sevinçlerime, dertlerime, zaaf ve kusurlarıma ortak ettiğim okuyuculara selam eder, okuma zahmetinde bulundukları için teşekkür ederim… Neylersiniz, insan baştan aşağı kusurlarıyla yine de insan, yine de insan… Dünyamız bile tepeden tırnağa kusur içinde ve bunu bizler geç fark ediyoruz gibi geliyor bana.

Okumaya devam et

Kendi(m) ile Tanışmak…

“Bir varmış bir yokmuş” diye başlardı masallar… İlk önce var olması gerekenler anlatılır, arkasından olmaması gerekenler sıralanır, sonra büyük sevinçle dolan minik yürekler anlatılan masalın huzur verici içtenliği ile gözlerini kapatır tatlı hayallerle uyurlardı…

***

Yaşı 40’lara karışmış bir insan olarak o çocuksu, masalsı, huzurlu ve mutlu günleri ben de yaşıyorum artık. Fakat masalsı bu hayatımın giriş, gelişme bölümü olsa da sonucunun henüz olgunlaştıramadığımı da belirtmiş olayım. Lakin yine de olması gerekenleri, olmaması gerekenleri, sonra bıraktığı izleri anlatmalıyım.

Evet, benim masalsı günlerim bir yaz günü onun gözlerinin içine bakmam ile başlamıştı… Tabii o laf dinlemez, irade tanımaz duygularımın bir dakika içinde nasıl esiri olduğumu bugün bile anlayabilmiş değilim.

Okumaya devam et

Şahmerdan Yürekli

Bilirim,
Yaşamak; göze çekilen sürme, caddelere çekilen taat gibi
Yaşamak; yaylım alaz ortasında içilen tuzlu su gibi
Ey Yar! Ben senin o gül hatrın için,
Sarsılamaz denilen hakikatleri alaşağı ederim
Gölgende güneşi kavur, dünyaya meydan okurum.
Ortasından başlıyorum yağmaya bu yüzden hayatın,
Diyorum ki yaranın kirini bıçağın koru çıkartır ortaya
Bir yüz görümlüğüne sökün eden sancılar girer bağrıma
Yar zülfüne ilişmenin kefareti, sancı sancı çıkar ortaya
Anlarım ki kış gelir, dudaklarında şarkını sam yelleri kurutur
Rüyama elimle koyduğum kâbusların kerameti çözülür
Hep sağlam davarlara yaslarım sırtımı,
Duvarın sırtında sağlam kalsın diye yaslarım…

Okumaya devam et