Hayat Akıyor Bay X Bakıyor!

Sıcaklar birdenbire bastırınca gökyüzüne yükselen buharlar İstanbul’un üzerine tekrar yağmur olup düşüverdi… Ancak buna yaz yağmuru diyorlar. Hani bölgesel yağan yağmurlardan…

Bendeniz her çeşit yağmurun yağışını seyretmiş, bizzat da altında sırf tefekkür etmek için ıslanmışımdır. Yağmurun en çok dikine yağanını severim. Çünkü sağdan, soldan veya rüzgarın rastgele yağmur tanelerini gözün, ağzın, burnun alt kenar orta noktasından insan vücuduna bir saçma mermisi gibi gireninden hazzetmem…

Bu cumartesi ve pazar günü şöyle bir İstanbul’u 4 aydan sonra baştan sona gezeyim dedim. Gezdim. İnsanlarımız ne virüsten, ne de ölümden korkuyorlar. Buna da gezim esnasında şahit oldum… Böyle söylüyorum ama ben de bir mangal partisine davet edildim. Gidip gitmeme konusunda biraz zorlansam da “olur geleyim” dedim. Ancak “kurallara uyulması” şartımı da açık açık söyledim.

Avcılar sahile arabayı uygun bir yere park ettikten sonra, bütün rüfeka, asır-dide, büyük bir ağacın gölgesine iltica eden masum ve sevimli koyunlar gibi birer köşeye çekilerek geviş getiriyorlardı…
Hepsinin elinde birer kitap… İçlerinde fart-ı hararetten kurt görmüş hayvanat-ı ehliye gibi sık sık nefes alanlar bile vardı. Deve katranın önündeki merkep üzerinde oturan köylüler gibi hazır sandalyeye oturup dirsek makas yapan abilerimi de gördüm.
Dikkat ettim bir abinin dizlerinin üzerinde “Sütun 1” isimli Sezai Karakoç’un kitabı… Diğerinin ayağı ucunda genel de solun okuduğu “OT Dergisi” mangallık etler, tavuklar vs…
Ortalıkta 15 arkadaşın okuduğu kitaplar yerlerde sere serpe hafif rüzgarla birlikte sayfalarının kıpır kıpır oynadığını seyrettim. Gözüm birden bir abinin okuduğu romana ilişti. Kitabın ismi “Bir Aşığın Son Günleri” okumak istiyordum, şöyle yaprakları çevirdim, sonlarına doğru da bi göz atayım derken gözüm daldı ve kafamı o iki sayfadan alamayıp saplandım kaldım… Aklımdan ne geçiyordu o an bilmiyorum ama her zamanki gibi geçen geçiyordu işte…. Burada bir aşığın idam edilmeden önce sevgilisine yazmış olduğu dokunaklı satırları okurken durakladım.
Tam öbür sayfayı çevireyim derken 16 kişilik bir ekibin içinde deli gibi piri fani bir amca gelüp,
– Ne okuyorsun sen- dedi.
– Ben mi?- dedim.
– Sen ya… -dedi.
– Tam olarak ne okuduğumu bende kestiremedim ama zavallı bir aşığın son günlerini anlatan bir roman bu- dedim.
– Tam da okuyacak kitabı bulmuşsun deli oğlan seni- dedi.
– Ne yapayım şahım, sen söyle!- dedim.
– Ne yapacaksınız, kitap okuyacağınıza, ölmüşlere rahmet, sebep olanlara da lanet okuyun- dedi.
– Olur, onu da okuruz şahım- dedim.
– Parmaklarıyla hepimizi tek tek göstererek; “Siz de ben de yaşamıyoruz, o hayatı bekliyoruz!”- dedi.
– Hayatımızda, hakikat, tahayyül ettiğimiz kabuslardır mirim onun için hep sonu acı olsa da evet o hayatı bekliyoruz- dedim.
– Kimseden lütuf bekleme o zaman- dedi.
– Peki dedim…

“Şimdi bu Bay X’ kimdi?
Nereden geldi?
Neden geldi?
Beni mi bekliyordu?
Neden ben abi?”
diye giden bir sürü deli soruları sorarak uykusuzluk çekmeye devam edeceğim…
Vallahi neden beni hep böyleleri bulur, artık ben de bilmiyorum…
Peki, Allah canına sağlık, dizlerine derman, yoluna da yoldaş olsun Bay X!

Hayat Akıyor Bay X Bakıyor!” üzerine 8 yorum

    • Fark etmez okusun.
      Görüntünüz aynen tasvir ettiğim gibiydi Selçuk abi.
      Tedbirli olursanız gelirim dedim.
      Geldiğime pişman ettiniz beni.
      Hiç birinizde maske yoktu.
      Hijyen malzemesi hak getire.
      Kusura bakmayın siz bu sözleri hak ettiniz. 🙂
      Özellikle de patavatsız Mete hak etti.

  1. Hayatım boyunca acayip tiplerle tanıştığım doğrudur.
    Ancak ben böyle biriyle şimdiye kadar hiç tanışmadım abim.
    Benden ne alıp veremediği var bu insanların artık anlamıyorum.
    Ne görüyorlar yüzümüzde onu da çözemiyorum.
    Yani orada Mete var ulan git onla muhabbet etsene çeneni çeksin senin.
    Neden ben?????
    Kafayı yedirecekler sonunda bana.

    • Sevimli adamsın abi o yüzden Xd 🙂 Şaka bir tarafa da şok etti hepimizi hışımla gelip azarlar gibi konuşunca seni tanıyor sandık vallah billah. Dergahta gündem oldun gene ehehehe 🙂

      • Geçin dalganızı hacı abim…
        Bizim sofiye söyle ismimi ağzına alırsa karagümrüğü başına yıkarım. 🙂
        Davetsiz misafirdir hem gelen,
        Allah’ın bir garibi ki herkesle sohbet edebilirdi değil mi?
        Yani benim tek üzüldüğüm nokta soframıza oturmamasıydı.
        Bence siz de bunu bir sorgulayın.
        Ulan insan ikram edilen su,
        zehir de olsa içerdi be…
        Ne ise…
        İnşallah bulurum gezerkene gece
        Hem içimde bir his tekrar karşılaşacağız gibi geliyor amcayla…
        Bu sefer ne olduğunu öğrenecem.

  2. Sağol kardeşim gelmene mutlu olduk bidahakine çatalcaya gidelm. Bakalım orada kim bulacak seni. Xd:
    Herkesin selamı var sohbete de bekliyorz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s